Harf seç
L
Lâ Be’s
لا بأس“Beis yoktur” mânâsına terki, yapılmasından evlâ olan şey.
ArapçaLa‘b (lu‘b)
لعبOyun, boş şey. Oyun ile boş yere vakit geçirme. Biliniz ki, dünya hayâtı elbette la‘b ve lehv (eğlence) ve zînet yani süslenmek ve tefâhür yani öğünme…
ArapçaLâbüd
لا بدLâzım, gerekli. Fırsat ganimettir. Ömrün temâmını fâidesiz işlerle telef ve sarf etmemek lâzımdır. Belki temâm ömrü, Hak celle ve alânın rızâsına muvâ…
ArapçaLâ Dînî
لا دينىDin dışı, lâik, seküler.
ArapçaLâf
لافLâkırdı, söz; konuşma.
FarsçaLafzî
لفظى1.Sözlü. 2.Kelimenin söylenişine ve yapısına ait. Kelâm-ı lafzî ve kelâm-ı nefsî ise ezelî ve kadîmdir. (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
ArapçaLafzî Dua
لفظى دعاءAllahü teâlâdan söz ile istemek.
TürkçeLafz (lafız)
لفظSöz. (Mânâlı olursa “kelime”, edatlarda olduğu gibi mânâsı başkalarıyla meydana gelirse “harf ” kısmına ayrılır.) Hatırla ki insanın hem sağında, hem…
ArapçaLağv
لغو1.Faydasız, beyhude, boş. Bey‘in (satışın) icab ettirmediği ve fakat alana ve satana fâidesi olmayan şart lağv olur. Akid sahihtir; şarta uymak gerekm…
ArapçaLağv Yemini
لغو يمينىBoş yere bir işi yaptığı zannı ile yanlış olarak yapılan, günah ve keffâret gerektirmeyen yemin. Yemîn-i lağv. (Bkz. Yemîn) Allahü teâlâ sizi lağv yem…
TürkçeLâ Havle
لا حولSıkıntılı hâllerde zararı def etmek ve rahatlamak için söylenen ve “Güç ve kuvvet ancak Allah’a mahsustur” mânâsına gelen cümlenin ilk sözleri. Kelime…
ArapçaLahd (lahid)
لحدÇukur, mezar, kabir; kabir kazıldıktan sonra, kabrin taban sathından kıble cihetine kabir boyunca, içine ölü sığacak kadar genişlik ve derinlikte kazı…
ArapçaLâhık (lâhik)
الحق1.Lühûk eden, yetişen, ulaşan. Resûlullah aleyhisselâm, bir kabir yanında hazır oldukları vakit; “Dünya ve âhiret selâmeti, Müslümanlardan ve mü’minle…
ArapçaLahn
لحن1.Kâideye uygun ve güzel ses, nağme, melodi. 2.Ahenk. 3.Lügat; dil. 4.Kırâat ederken yanlışlık yapma. (Bkz. Elhân, Zelletü’l-Kâri) Lahn ve nağme bulun…
ArapçaLahn-ı Celî
لحن جلىAçık ve herkesin bildiği tecvîd hatâsı. Lahn-ı celî harflerde veya harekede yâhud sükunda olur. Meselâ tı harfini dal, sad’ı sin okumak lahn-ı celîdir…
ArapçaLahn-ı Hafî
لحن خفىGizli hatâ olup, ancak tecvîd ilmi ile uğraşanlar bilir. Lahn-i hafîde mânâ bozulmaz. İhfâyı, iklâbı vb. yapmamak, kalın okunacak yerde ince, ince oku…
ArapçaLâ Hükme İllâ Lillâh
ال حكم اال هللÖlüm gibi musibetlerde kadere rızâyı gösteren ve “Allah’ın hükmünden başka hüküm yoktur”, veya “Hüküm ancak Allah’ındır” mânâsına gelen bir tabir.
ArapçaLâhut
الهوتUlûhiyyet âlemi. Görülecek şey, melek de olsa veya melekût veya ceberût yâhud lâhut da olsa göremezler. (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
ArapçaLâhut Âlemi
الهوت عالمىİlâhî âlem. Tasavvufta, bilinmeyen manevî âlem, varlık tecellisinin ilk mertebesi. Ehadiyet âlemi. İnsanlarla alâkalı madde âlemi olan nâsût âleminin…
TürkçeLahza
لحظهGöz ucu ile bakış; göz ucu ile bir kere bakıncaya kadar geçen zaman.
ArapçaLaiklik
الئكلكDin dışılık. Din ve dünya otoritelerinin hâkimiyet sahasının birbirinden kat‘i çizgilerle ayrılması, ilahî iradenin yerine beşerî iradenin konulması,…
TürkçeLâ İlâhe İllallah
ال اله اال هلل“Allah’tan başka ilâh yoktur” mânâsına gelen ve İslâm dininin esas rüknü olan söz. Kelime-i tevhid.
ArapçaLâim
الئمLevm eden, kınayan, iyi ve güzel bulmayan. Ey îmân edenler! Dinden çıkarsanız Allahü teâlâ sizin yerinize başkalarını getirir. Onları sever. Onlar da…
ArapçaLa‘în
العينLa‘net edilmiş, kovulmuş, hep la‘net edilen; nefret kazanmış; istenilmeyen. İblis’in sıfatı.
ArapçaLakab
لقبBir kimseye, kendi asıl adından başka takılan ad. Ey îmân edenler! Birbirinizi ayıplamayınız ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayınız. (Hucurât sûr…
ArapçaLakît
لقيطBuluntu çocuk. Lakîti terk etmek günah, görünce alıp ölümden kurtarmak şehirde sünnet, tenhâ yerde ise farzdır. Dârülislâmda bulunan çocuk, hür ve mü’…
ArapçaLâkıt
القطBir çocuğu, terk edildiği yerden alıp kaldıran kimse. Mültekıt.
ArapçaLaklaka
لقلقه1.Leylek sesi. 2.Hareket ve ızdaraptan çıkan şiddetli ses. 3.Boş, mânâsız, faydasız lâkırdı.
ArapçaLâl
اللDilsiz; söz söyleyemeyen, dili tutulmuş, tat, ahraz.
FarsçaLa‘l
لعل1.Kırmızı, al. 2.Kırmızı renkte kıymetli bir taş. 3.Dudak.
Arapça