Harf seç
E
Eb
ابBaba.
ArapçaEbâbîl
ابابيل1.Dağ kırlangıcı. 2.Kâ‘be’yi yıkmaya gelen Yemen vâlisi Ebrehe’yi ve ordusunu Allahü teâlânın izni ve emriyle perişân eden kuşlar. (Bkz. Eshâb-ı Fîl)…
ArapçaEb‘âd
ابعادUzaklıklar, uzunluklar. Bu‘d’un çokluk hâli. EB‘ADİYYET: ابعديت (A) Uzaklık. Hak teâlânın akrebiyyeti, bizim eb‘adiyetimize sebeb olmuştur. (Mektûbât-…
ArapçaEb‘adü’l-eceleyn
ابعد الاجلينKocası ölen kadının ıddeti için doğuma kadar ya da dört ay on gün şeklinde tayin edilen iki müddetten daha uzun olanı.
ArapçaEbced Hesâbı
ابجد حسابىHâdiselerin zamanının tesbiti ve hatırda daha kolay kalması için tarih düşürmeye yarayan ve her harfi bir rakama tekabül eden Arabî harflerle yazılı s…
ArapçaEbdâl
ابدال“Bedeller” mânâsına dünyanın nizâmı ile vazifeli olup, Allahü teâlânın insanlardan gizlediği ricâlü’l-gayb denilen büyük zâtlar. Biri vefât edince, ye…
ArapçaEbdân
ابدانBedenler. İlm ikidir: İlmü ebdân ve ilmü edyân. (Hadis-i şerif-Rıyâdü’n-Nâsihîn)
ArapçaEbed
ابدSonsuzluk, sonu olmayan. (Bkz. Ebedî)
ArapçaEbedî
ابدىSonsuz, sonu olmayan. Önce Müslüman olanlardan, muhâcirlerin ve ensârın önce gelenlerinden ve bunların yolunda gidenlerden Allahü teâlâ râzıdır. Ve bu…
ArapçaEbedî Mahrem
ابدى محرمDinde kendileriyle evlenilmesi ölünceye kadar haram, yasak olan kimseler. Erkek için; yedisi kan ile olan, nesepten (soydan) akrabâ, yedisi süt sebebi…
TürkçeEbeveyn
ابوين(A. Eb’den) Anne-baba, vâlideyn.
Ebeviyyât
ابويات(A. Eb’den) Baba tarafından sahih ceddeler (nineler). Babanın anası, babanın babasının anası gibi.
Ebher
ابهر1.Daha parlak, en parlak. 2.Atardamar, aort. Hayber’de yediğim zehirli etin acısını duymaktayım. O zehrin tesiri ile, ebherim şimdi çalışmayacak hâle…
ArapçaEbkem
ابكمSöz söylemeye muktedir olmayan, dilsiz, ağızsız.
ArapçaEbleh
ابلهAklı az, anlayışı kıt, ahmak. Aklı olan kimse, cansız bir cismin hareket ettiğini görünce, bunu hareket ettiren bir kuvvetin varlığını anlar. Hareket…
ArapçaEbnâ
ابناءOğullar. İbn’in çokluk hâli.
ArapçaEbnâ-i Sebîl
ابناء سبيل“Yolun çocukları” mânâsına yolcular için kullanılan tabir, yolcular. Ebnâü’s-Sebîl.
ArapçaEbnâiyye
ابنائيه(A. İbn’den) İdaresi veya geliri oğullara ve oğulların oğullarına ait olan vakıf.
Ebnâ-i Zemân
ابناء زمان“Zamanın çocukları” mânâsına içinde bulunulan çağın insanları için kullanılan tabir. Ebnâü’z-Zemân.
ArapçaEbr
ابرBulut.
FarsçaEbrâr
ابرار1.İyiler. 2.İmanı temiz ve sağlam, ameli sâlih, ahlâkı düzgün, rabbin rızasına kavuşmak için uğraşan kimseler. Berr’in çokluk hâli. Muhakkak ki ebrâr,…
ArapçaEbreş
ابرشVücudunda yer yer beyaz lekeler bulunan. Baras hastası. Abraş. Vitiligo.
ArapçaEbru
ابروKâğıt veya kumaş üzerinde renkli hâreler, şekiller meydana getirme sanatı.
FarsçaEbtah
ابطحHacıların Mina’dan Mekke’ye son dönüşte uğrayıp bir mikdar konaklamaları müstehab olan vadi. Muhassab.
ArapçaEbter
ابتر1.Kuyruğu kesik. 2.Nesilden ve hayırdan kesilmiş. (Habîbim) gerçekten biz sana Kevser’i verdik. O hâlde (buna şükür olarak) namaz kıl ve kurban kes. S…
ArapçaEbü’l-beşer
ابو البشر“İnsanların babası” mânâsına Hazret-i Âdem aleyhisselâmın künyesi. Kıyâmet günü bazıları, Âdem aleyhisselâma koşacak ve şöyle diyecekler: “Sen, ebü’l-…
ArapçaEbü’l-vakt
ابو الوقت“Vakt sahibi” mânâsına tasavvufta kalbi ve nefsi temkine ulaşmış, kalb makamından yukarı çıkıp, kalbin sahibine varmış, değişik hâllerden kurtulup, hâ…
ArapçaEbû Türâb
ابو ترابBir defasında toprak üzerinde yattığı için yüzüne toz bulaşan Hazret-i Ali’ye “Toprağın babası” mânâsına Hazret-i Peygamber tarafından takılan lakab.
Ecânib
اجانبYabancılar. Ecnebî’nin çokluk hâli.
ArapçaEcdâd
اجدادDedeler, atalar. Cedd’in çokluk hâli.
Arapça