Harf seç
I
Iddet (iddet)
عدت1.Sayma, ta‘dâd etme. 2.Kocası ölen veya boşanan kadının evlenmeden beklemesi gereken müddet. (Bkz. İddet)
ArapçaIkâb (ikâb)
عقابCezâ; karşılık.
ArapçaIktâ‘ (iktâ)
اقطاع1.Kesime verme; beytülmâle ait bir arâzîyi üzerinde ağaç dikme, bina yapma gibi tasarruflarda bulunmak üzere birine kirâlama. 2.Sultanın devlet arâzîs…
ArapçaInân Şirketi (inan Şirketi)
عنان شركتىOrtakların birbirine vekil olup, kefil olmadıkları şirket. Şirketü’l-ınân. Inân şirketinde ortakların birbirine kefîl olmaları da ayrıca şart edilebil…
TürkçeInnîn (innîn)
عنينCinsî cihetten iktidarsız.
ArapçaIrk
عرق1.Damar. 2.Kök, asıl; kavim.
ArapçaIrkçılık
عرقچيلقMuayyen bir ırkın, yalnızca fizyolojik ve genetik sebeblerle diğerlerine üstünlüğü ve imtiyazı bulunduğunu kabul eden felsefî ve siyasî fikir cereyanı…
TürkçeIrz
عرضŞan, şeref; namus, iffet, temizlik.
ArapçaIşâ-i Evvel
عشاء اولİlk yatsı vakti. Garbdaki mer’î (zâhirî) (görünen) ufuk hattı üzerinde, güneş battıktan sonra kırmızılığın kaybolması ile başlayan ve umumiyetle güneş…
ArapçaIşâ (işâ)
عشاءYatsı vakti.
ArapçaIşâ-i Sânî
عشاء ثانىİkinci yatsı vakti. Garbdaki mer’î (zâhirî) (görünen) ufuk hattı üzerinde, şafak karardıktan sonraki beyazlığın kaybolması ile başlayan ve umumiyetle…
ArapçaIskât (iskat)
اسقاط1.Düşürme, düşürülme; yok etme; hükümsüz bırakma. 2.Talâk, köle âzâdı, ibrâ gibi mülkiyet veya zevciyet gibi bir hakkın düşmesi neticesini doğuran huk…
ArapçaIslâhât
اصلاحاتİyi hâle, işe yarar hâle getirmek için yapılan çalışmalar, düzenlemeler. Islâh’ın çokluk hâli.
ArapçaIslâh-ı Nefs
اصلاح نفسKötü huyları, fenâ alışkanlıkları ve yaramaz işleri bırakıp, iyi huyları, güzel işleri, kulluğa yakışan tâat ve ibâdetleri yapma.
ArapçaIslâh (islah)
اصلاح(Sulh’dan) İyi bir hâle koyma, iyileştirme, düzeltme. İslâm dini garîb olarak başladı. Son zamanlarda da garîb olacaktır. Bu garîb insanlara müjdeler…
ArapçaIslâh-ı Terîke
اصلاح تريكهVârislerin, ölenin borçlarını ödeyerek borca batmış terekeyi kurtarması.
ArapçaIsmarlama
اصمارلامهBir san‘at sahibine bir şeyi târif ederek istediği şekilde yaptırmak. Sipariş. (Bkz. İstisnâ‘)
TürkçeIsmet
عصمت(Bkz. İsmet)
ArapçaIsmet-i Emvâl
عصمت اموال“Malların dokunulmazlığı” mânâsına itlâf edilen malın tazmin edileceğine dair kâide.
ArapçaIsmetü’n-nikâh
عصمت النكاحEvlilik bağı.
ArapçaIsrâr (israr)
اصرارÜstelemek, inâd etmek; bir fikir veya iddiadan dönmemek; hep hayırlı veya kötü bir hâlde kalmayı istemek.
ArapçaIşret (işret)
عشرت(Bkz. İşret)
ArapçaIstılâh
اصطلاحBir ilim ve fende bir lafzın lügat mânâsından çıkarılarak ittifakla başka bir mânâda kullanılması. Mustalah. Tâbir. Terminoloji. Istılahta, kelimenin…
ArapçaIsyân (isyân)
عصيانİtâatsizlik; karşı gelme; baş kaldırma, âsî olma. Fakat Allahü teâlâ size îmânı sevdirmiş ve onu kalblerinize zînet yapmıştır. Küfrü, fıskı ve isyânı…
ArapçaItâb
عتاب(Bkz. İtâb)
ArapçaItâk (itâk)
عتاقKöle âzâd etmek, serbest bırakmak. Itk. (Bkz. Âzâd) Üç şey vardır ki, ciddîsi de ciddîdir, şakası da ciddîdir: Nikâh, talâk ve ıtâk. (Hadîs-i şerîf-Ta…
ArapçaItlâk (itlâk)
اطالق1. Salıverme. 2.Zevceyi boşama. 3.Köleyi âzâdlama. 4. Bir lafzın kayıt ve şarta bağlanmaksızın söylendiği mânâya hamledilmesi.
ArapçaItnâb (itnâb)
اطنابLafı uzatma.
ArapçaItre (itre)
عطرهBir kimsenin ailesi ve çocukları.
ArapçaIttırâd (ittirâd)
اطراد1.Yeknesaklık, biteviyelik. 2.Bir hükmün istisnasız o meselenin bütün cüzlerine şâmil olması.
Arapça