Ulemâ-i Râsihîn

علماء راسخينArapça

Tanım

“Dinde rüsûh sahibi âlimler” mânâsına, muhkemât bilgilerini elde ettikten sonra, müteşâbihât ile ne denilmek istenildiğini anlayan, sûret ile hakîkati, yani muhkem ile müteşâbihi birleştiren; Kur’ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin derin ve ince mânâlarını, işâretlerini anlayabilen âlimler için kullanılan tabir.

Sana Kitab’ı indiren O’dur. Onun (Kur’ân’ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Hâlbuki onun te’vîlini ancak Allah bilir. ulemâ-i râsihîn ise, “İnandık; hepsi rabbimiz tarafındadır” derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.

(Âl-i İmrân sûresi: 7)

Bir kimsenin eli açık, dili dürüst, kalbi temiz olup, boğazına ve fercine de sahip olursa o kimse ulemâ-i râsihîndendir.

(Hadîs-i şerîf-Taberânî)

Şeriat, zâhir ve hakîkat-i şeriat [şeriatin hakîkati] olarak iki kısmdır. Ulemâ-ı râsihîn her kısma vâkıftır.

(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Paylaş

Benzer Kelimeler