Udûl

عدول

Tanım

(A. Adl’den) 1.Yoldan sapmak, haktan ayrılmak; geriye dönmek.

Nüsûs-ı Kur’âniyye zâhiri üzerine haml olunur. Zâhirinden udûl ile fırak-ı dâlleden olan Bâtınîlerin te’vîlâtına kâil olanlar kâfir olurlar.

(Tarîkat-ı Muhammediyye)

2.Adaletli kimseler. Âdil’in çokluk hâli.

Sahâbe-i kirâmın hepsi, udûldür. Günah işlemekle adaletten düşmezler.

(İbni Âbidîn)

Mahkemede şâhidlerin şahâdete uygun olmadığı ortaya çıkarsa, onları tezkiye edenler (şâhidliğe uygun olup olmadığını tahkik edenler) udûldür demişse, zararı tazmin ederler.

(İbni Âbidîn)

3.İslâm mahkemesinde alenî ve âdil muhakemeye yardımcı olmak üzere dâvâyı takip eden şâhidler. Şuhûdü’l-Hâl.

Paylaş

Benzer Kelimeler