Bî‘at-ı Nisâ
Tanım
“Kadınlar bî‘atı” mânâsına Mekke’nin fethinde Resûlullah aleyhisselâmın erkeklerden sonra kadınlarla da yaptığı sözleşme. Fethin ertesi günü Ebû Süfyan’ın zevcesi Hind binti Utbe imana gelip, Kureyş kadınları adına Resûlullah’la sözleşti ve hayır duâlarını almakla şereflendi. Bî‘at-ı nisâ, yalnız söze bağlı idi. Resûlullah’ın mübârek eli bî‘at eden kadınların eline dokunmadı. Bu bî‘at, Mümtehine sûresinde bildirilmektedir. Bu âyet-i kerîmede meâlen buyuruluyor ki:
“Ey Resûlüm! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinâ etmemek, kız çocuklarını öldürmemek, herhangi bir iyilik hususunda sana isyân etmemek üzere, seninle bî‘atleşmeye geldikleri zaman bî‘atlerini kabul et. Onlar için Allah’tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allahü teâlâ tövbe edeni affedici, tâatle, beğendiği işleri yapanlara pek merhametlidir.”
(Mümtehine sûresi: 12)