Melâmet
ملامتArapça
Tanım
(Levm’den) Kendini ayıplama, kınama; azarlama, çıkışma.
Farzları yapıp, nâfileleri ve iyilikleri gizlemeye, kalb temizliğine ve dünyaya düşkün olmamaya ehemmiyet verme.
Hocamız Bâkî-billah kuddise sirruh hazretlerinin selîm, yumuşak huylu olduğunu yazıyorsunuz. Evet, başlangıçta, bazı işlerde Melâmîlik yolunu tutarak, kolaylık gösterirlerdi. Melâmet yolunu benimseyerek bazı şeylerde azîmeti bırakırdı. Son zamanlarında bu işlerin hiçbirini yapmadılar. Melâmet kelimesini ağızlarına almadılar.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
Benzer Kelimeler
- MelâhatملاحتArapça
- MelâhideملاحدهArapça
- Melâhime (melâhim)ملاحمهArapça
- MelâikeملائكهArapça
- Melâike-i Hazeneملائكۀ خزنهArapça
- Melâike-i Kerûbiyyûnملائكۀ كروبيونArapça
- Melâike-i Mu‘akkıbمالئكۀ معقبArapça
- Melâike-i Mukarrebûnملائكۀ مقربونArapça
- MelâlملالArapça
- MelâmîملامىArapça
- Melâmiyye (melâmîlik)ملاميهArapça
- Mel'anetملعنتArapça