Medîne-i Münevvere
Tanım
Hicaz’ın şimalinde Hazret-i Peygamber’in hicret edip vefatına kadar yaşadığı, kabr-i şerîfinin de bulunduğu İslâm tarihinde mühim yeri olan şehir. Haremeyn-i Muhteremeyn’den (iki mübarek şehirden) biri. Asıl adı Yesrib olup, bu kelime “fesat” mânâsına geldiğinden, hicretten sonra Medînetü’r-Resûl (Peygamber şehri) veya el-Medînetü’l-Münevvere (Nurlanmış Şehir) adıyla anılmıştır. Onlar (münâfıklar); “Eğer Medîne’ye dönersek, andolsun en şerefli ve kuvvetli olanımız oradan en hakir ve zaîf olanı muhakkak çıkaracaktır” diyorlardı. Hâlbuki şeref, kuvvet ve gâlibiyet Allah’ındır, Peygamberinindir, mü’minlerindir.
Fakat münâfıklar bunu bilmezler.
(Münâfikûn sûresi: 8)
Medîne demirci ocağı gibi kiri pası ayırır.
(Hadîs-i şerîf-Buhârî)
Medîne-i Münevvere, Mekke-i Mükerreme’nin batısında ve Kızıldeniz’in doğusunda yer alan kuzeye doğru meyilli çölün ve güneye doğru uzanan az dalgalı bir ovanın bittiği yerde kurulmuştur. Çok verimli ve tarıma elverişli topraklarında her çeşit sebze, çeşitli meyveler ile muz ve hurmanın en iyileri yetişir. Arabistan yarımadasının diğer bölgelerine göre serin bir iklime sahiptir.
(Mir’at-ı Haremeyn)