Fenâ
Tanım
-
Kötü, iyi olmayan, uygunsuz.
-
Yok olma, yokluk, tasavvufta kendini yok görüp, başka her şeyi unutmak, mahlûkların bağlılığının kalbden çıkması, bekâ’nın zıddı.
Fenâya kavuşmak için lâzım olan on şey: Tövbe, zühd (dünyaya düşkün olmamak), tevekkül
(Allahü teâlâya güvenmek)
, kanâat, uzlet (insanlardan uzak durmak), zikr (her işte Allahü teâlâyı hâtırlamak), teveccüh (bütün arzu ve isteklerden sıyrılarak Allahü teâlâya yönelmek), sabır, murâkabe (kendini hesâba çekmek) ve rızâdır
(Allahü teâlâdan gelen her şeye boyun eğmek)
.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
Mârifet
(Allahü teâlâyı tanımak)
ve hakîkî îmân, fenâ hâli meydana gelmesine ve ölmeden önce olan ölmeye (gafletten uzak olup, her an Allahü teâlâyı hatırlamaya) bağlı olduğu için, fenâ hâli çok olanın îmânı dâimâ kâmil (olgun ve tam) olur. Peygamber efendimiz buyurdular ki: “Ebû Bekr’in îmânı bütün ümmetimin îmânı ile tartılsa, Ebû Bekr’inki daha üstün olur.” Çünki o, fenâda bütün ümmetten (her Müslümandan) daha ileride idi. Eshâb-ı kirâmın hepsi fenâ makamına kavuşmuştu.
(Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)
Benzer Kelimeler
- Fenâ Bi’l-ma‘rûfفنا بالمعروفArapça
- Fenâ Fi’l-hakفناء فى الحقArapça
- Fenâ Fillahفنا فى هللاArapça
- Fenâ Fi’r-resûlفنا فى الرسولArapça
- Fenâ Fi’ş-şeyhفنا فى الشيخArapça
- Fenâ-i Etemmفناء اتمArapça
- Fenâ-i İrâdeفناء ارادهArapça
- Fenâ-i Kalbفناء قلبArapça
- Fenâ-i Nefsفناء نفسArapça
- Faal (fe‘âl)فعالArapça
- FaaliyetفعاليتArapça
- Fâci‘aفاجعهArapça