Buğd-ı Fillâh

بغض فى اللهArapça

Tanım

“Allah için nefret” mânâsına Allah düşmanlarını Allah için sevmemek ve onlardan uzaklaşmak. (Bkz. Hubb-i Fillâh ve Buğd-i Fillâh)

Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma sordu: Benim için ne yaptın? dedi. Senin için namâz kıldım, oruc tuttum, zekât verdim, ismini çok zikr eyledim, deyince, Allahü teâlâ, namâz, sana burhandır. Kötü iş yapmakdan korur. Oruc, kalkandır. Cehennem ateşinden korur. Zekât da, mahşer yerinde gölge verir, sana râhatlık verir. Zikr, mahşerde karanlıkdan kurtarır, ışık verir. Benim için ne yaptın? buyurdu. Yâ Rabbî! Senin için olan işin ne olduğunu bana bildir, diye yalvarınca, Yâ Mûsâ! Dostlarımı sevdin mi? Düşmanlarımdan kesildin mi? buyurdu. Mûsâ aleyhisselâm, Allahü teâlânın en çok sevdiği ibâdetin, hubb-i fillah ve buğd-ı fillah olduğunu anladı. Günâh işliyeni, kabâhat yapanı uzun zamân hicr eylemek câizdir.

(Berîka)

Paylaş

Benzer Kelimeler