Bakara Sûresi
Tanım
Kur’an-ı kerimin ikinci ve en uzun sûresidir. Medine-i münevvere’de nâzil oldu. 286 âyet-i kerimedir. Adını, 67-71. Âyet-i kerimelerdeki kıssadan almıştır. Buna göre Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâm vâsıtasıyla İsrâiloğulları'na bir inek (bakara) kesmelerini emretmiş, onlar ise çeşitli bahaneler ileri sürerek bu emri savsaklamışlardı.
Bakara sûresinde, itikad, amel ve ahlâka dair muhtelif hükümler; münâfıkların hâli; Allahü teâlânın varlığı ve birliği; insanın yaradılışı; İslâmiyetin önceki dinlerin hepsinin ahkâmını şâmil olduğu; İsrâiloğullarına dair kıssalar; İbrâhim aleyhisselâmın Kâ‘be’yi binâ edişi; oğlunu kurban etmekle imtihanı; yiyecekler, kısas cezaları, vasiyetler, oruç, cihad, hac, nikâh, talâk, yetimlerin vaziyeti, şarap, fâiz ve kumar yasağı; borçlanma akidlerinin yapılışı ve yazılması gibi hususlar anlatılır.
(Meâtihü’l-Gayb)
Şeytan, içinde Bakara sûresi okunan evden ürker ve uzaklaşır.
(Hadîs-i şerîf-Müslim)
İki nur yumağını, yani Bakara ve Âl-i İmrân sürelerini okuyunuz; çünkü onlar, kıyamet gününde iki büyük bulut veya gölgelik ya da kuş sürüsü gibi gelerek kendilerini okuyanları savunacak ve koruyacaklardır. Bakara sûresini okuyunuz; çünkü ona sahip olmak bereket, terketmek ise hasret ve pişmanlık sebebidir; ona sihirbazların güçleri yetmez.
(Hadîs-i şerîf-Müslim)
Bakara sûresinin sonundaki iki âyeti her kim gece vakti okursa bu iki âyet -o geceona yeter.
(Hadîs-i şerîf-Müslim)
Sahabeden Üseyd bin Hudayr radıyallahü anh, bir gece hurma yığınının yanında Bakara sûresi okurken atı birkaç kere ürküp heyecanlanmıştı. Üseyd, atın, çocuğu Yahya'yı çiğnemesinden kaygılanarak kalktığında, başının hizasında (gökte), ışıklarla donatılmış bir tavan gördü. Tavan gözünün atabildiğine, semânın derinliklerine doğru uzayıp gidiyordu. Üseyd, Resûlullah aleyhisselâma gelerek vaziyeti anlattı. Resûlullah aleyhisselâm ondan Bakara sûresini okumaya devam etmesini istedi. Fakat çocuğuna bir şey olmasın diye okumaya ara verdi. Sabahleyin durumu Peygamber aleyhisselâma söyleyince şöyle buyurdular: “Onlar seni dinlemeye gelmiş meleklerdi. Eğer okumaya devam etseydin sabah olunca onları herkes görecekti, kendilerini halktan gizlemeyeceklerdi”.
(Hadîs-i şerîf-Müslim)