Zâhir
Tanım
-
Zuhur eden, açık, görünen, dış görünüş, insanın dış görünüşü.
Bâzı kimseler, güzellikleriyle tekebbür ederler. Hâlbuki güzellik insanda kalıcı değildir. Çabuk gider. Âriyet, ödünç olan şeyle kibirlenmek ve öğünmek ahmaklıktır. Zâhirin güzelliği, kalbin güzelliği ile yani iyi huyla birlikte olunca, kıymetlidir. Kalbin temizliği de Resûlullah’ın sünnetine uymakla belli olur.
(Berîka)
-
Varlığında şek ve şübhe olmayan, her eserinde varlığına deliller, işâretler bulunan mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ez-Zâhir).
Her şeyin başlangıcı ve sonu, Zâhir ve Bâtın O’dur.
(Hadîd sûresi: 3)
İşrak vaktinde ez-Zâhir ism-i şerîfi söylendiğinde kalbde evliyâlık nûru meydana gelir. (el-İstigâsetü’l-Kübrâ)
-
Fıkıh usûlünde, sözün asıl söyleniş sebebi olmadığı hâlde, açıkça ve kolayca bu mânâya delâlet eden söz. Resûlümün size verdiğini alınız.
Nehy, men‘ ettiği şeyden sakınınız.
(Haşr sûresi: 7)
Bu âyet-i kerîme harbsiz ele geçen malların (fey’in) taksiminde Resûlullah aleyhisselâma itâat edilmesi hakkında nâzil olmuştur. Ayrıca, bu âyet-i kerîme, her emrettiği ve her yasak ettiği şeyde Peygamberimize sallallahü aleyhi ve sellem itâat etmenin vâcib olduğuna delâlet etmesi bakımından da zâhirdir.
-
Beden ve his uzuvları.