Özr (özür)

عذرArapça

Tanım

  1. Mazeret, mâni, engel; haraç, güçlük, meşakkat; kusur, eksiklik. Uzr.

    Farz veya vâcib olan bir namazı bile bile kazaya bırakabilmek için iki özr vardır: Biri düşman karşısında (muharebede) olmak, ikincisi seferde (yani üç günlük yola gitmeye niyeti olmasa bile, yolda) bulunan kimsenin hırsızdan, yırtıcı hayvandan, selden, fırtınadan korkmasıdır. Bunlar oturarak ve herhangi bir tarafa dönerek ve hayvan üzerinde îmâ ile kılamadığı zaman, kazaya bırakabilir. Bu iki sebeb ile ve uyku ve unutmak sebebi ile kaçırmak günah olmaz.

    (İbni Âbidîn)

    Abdesti bozan bir şey, bir namaz vakti durdurulamayıp, devam ederse, özr olur.

    (İbni Âbidîn)

    Farz ve vâcib namazlar, şehir haricinde, ancak özr olunca hayvan üzerinde kılınabilir. Özr, inince arkadaşlarının gidip yalnız kılması, canı, malı, hayvanı için hırsız korkusu olması, yerin çamur olması, hayvana binmekten âciz olmak gibi şeylerdir.

  2. Af talebi, suçun bağışlanmasını istemek.

    Müslüman kardeşinin özrünü kabul etmeyen, Cennet’te benim havzımın başına gelemez.

    (Hadîs-i şerîf-Evsat)

Paylaş

Benzer Kelimeler