Nûr

نورArapça

Tanım

  1. Işık, aydınlık. (Allahü teâlâ)

    aya bir nur vermiş; güneşi de ışık kaynağı yapmıştır.

    (Nûh sûresi: 16)

  2. Tam ve kusursuz olarak zâhir olup her şeyi ortaya çıkarıcı, yaratıcı veya göktekileri ve yerdekileri nûru ile hidâyet edici, doğru yolu gösterici, gökleri; güneş, ay ve yıldızlarla yeri; peygamberler aleyhimüsselâm, âlimler, mü’minler (inananlar) ile yâhud bitkilerle ve ağaçlarla tezyîn eden, süsleyen mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (en-Nûr).

    Allahü teâlâ göklerin ve yerin nûrudur.

    (Nûr sûresi: 35)

    En-Nûr ism-i şerîfini söyleyenin kalbi nurlanır. (el-İstigâsetü’l-Kübrâ)

  3. Feyz, bereket, ihsân. (Kâfirler) Allah’ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar.

    Hâlbuki onlar istemese de Allah nûrunu tamamlayacaktır.

    (Tevbe sûresi: 32)

    İnsan yemesini azalttığı zaman içi nur dolar.

    (Hadîs-i şerîf-Deylemî)

  4. Kur’ân-ı kerîm.

    O hâlde Allah’a, O’nun peygamberlerine ve indirdiğimiz o Nûr’a îmân edin. Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdârdır.

    (Tegâbün sûresi: 8)

  5. Îmân.

    Allahü teâlânın nûr vermediği kimsenin nûru olmaz.

    (Nûr sûresi: 40)

Paylaş

Benzer Kelimeler