Neşr

نشرArapça

Tanım

  1. Yayma, dağıtma.

    İnsanlar ilmi neşretmekten daha fazîletli bir sadaka vermemişlerdir.

    (Hadîs-i şerîf-Taberânî)

    Bid‘atler yayılıp, sünnetler terk edildiği zamanda, İslâm ilimlerinin tahsîli ve neşri, en mühim işlerdendir ve Muhammed aleyhisselâmın sünnetini yaymak en mühim maksattandır.

    (Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)

  2. Ölülerin diriltilmesi; Kıyamet günü ölülerin diriltilip, haşrolunarak (mahşer yerinde toplanarak), hesabları görüldükten sonra, cennetliklerin Cennet’e ve cehennemliklerin Cehennem’e dağılması.

    (Bkz. Haşr) Rüzgârları gönderip de bulutu harekete geçiren Allah’tır. Biz onu ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa onunla hayat veririz. Neşr de böyle olacaktır.

    (Fâtır sûresi: 9)

    Resûlullah efendimizin; kabir ve kıyâmet hâllerinden, haşrden ve neşrden, Cennet’ten ve Cehennem’den haber verdiği şeylerin hepsi doğrudur. Âhirete inanmak, Allahü teâlâya inanmak gibi, îmânın şartıdır. Âhireti inkâr edenin, Allahü teâlâyı inkâr etmiş gibi îmânı gider.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Paylaş

Benzer Kelimeler