Nâzır

ناظرArapça

Tanım

  1. Nazar eden, gören, görücü.

    Allahü teâlâ hayy, alîm, kâdir ve mütekellim olarak sonsuz zamanlarda hep hâzırdır ve nâzırdır. Hayat, ilim, kudret ve kelâm sıfatları zamansız ve mekânsız olduğu gibi, hâzır ve nâzır olması da zaman ve mekâna bağlı değildir. Allahü teâlânın sıfatlarının hepsi böyledir. Allahü teâlânın hâzır olması gibi hiç kimse hâzır değildir.

    (Abdülhakîm Arvâsî)

  2. Vakfın işlerini, şer‘î hükümlere ve vakfedenin koyduğu şartlara göre idare etmek üzere vâkıf veya hâkim tarafından tayin edilen mütevellînin vakıf işlerindeki tasarruflarını murâkabe (kontrol) etmesi ve gerektiğinde ona re’yi ile yardımcı olması için vazifelendirilen kimse. Bazen mütevellîye de nâzır denmiştir.

    Vakfın nâzırı veya herhangi vazifelisi, suç işlemedikçe azl olunamazlar. Vakfı kirâya vermek, mütevellînin vazifesidir. Hâkim, vâli karışamaz. Bir vakfın bir nâzırı ve bir mütevellîsi olsa, mütevellî, nâzırın haberi olmadan bir şey yapamaz. Kayyım, mütevellî ve nâzır aynı hakka sahiptirler.

    (Fetâvâ-i Hayriyye)

  3. Bir devlet dairesinin en üst makamında bulunan ve hükümet a‘zâsı olan şahıs; hükümet, kabine a‘zâlarının her biri.

Paylaş

Benzer Kelimeler