Nazar
Tanım
-
Bakmak, göz atmak.
Allahü teâlâ, sizin sûretlerinize, mallarınıza, nazar etmez; kalblerinize ve amellerinize nazar eder.
(Hadîs-i şerîf-Müslim, İbn-i Mâce)
Resûlullah aleyhisselâm, misvâkını ve tarağını yanından ayırmazdı. Saçını ve sakalını tararken aynaya nazar eylerdi.
(Mevâhib-i Ledünniyye)
-
Düşünme, tedkik etme.
Bu dünyaya getirilmemizden maksat, Allahü teâlânın marifetini elde etmektir. Ma‘rifet iki nev‘dir. Birincisi, fen yolu ile, yani nazar ve istidlâl ile hâsıl olur. Bunu, İslâm âlimleri bildirdi. İkincisi, keşf ve şühûd ile (kalbde) hâsıl olur. Bu, tasavvuf erbâbından (evliyâdan) gelir. Birincisi, ilim olup, akıl ve fikir ile hâsıl olur. İkincisi, hâl olup kendindedir.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
-
İltifat, itibar. Kalb hastalıklarının giderilmesi, Allah adamlarının tedâvisi ile olur. Bunların sözleri ilâcdır. Nazarları şifâdır.
Onlarla beraber bulunanlar kötü olmaz.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
-
Göz değmesi, isâbet-i ayn. Gözün, baktığı şeye zarar vermesi.