Miskîn
Tanım
(A. Seken’den) 1.Çok fakir ve yardıma muhtaç kimse. 2.Cüzzâm hastası. 3.Uyuşuk, tembel; zavallı. Tevbe sûresinin 60. âyet-i kerîmesinde sayılan zekât verilecek sekiz sınıftan biri de miskîndir. Hanefî ve Mâlikî mezhebinde fakir, nisâb mikdarı malı olmayan; miskîn ise hiç geliri ve malı olmayan kimsedir. İmâm Ebû Yûsuf ve Muhammed’e göre fakir ile miskin aynı mânâdadır. Şâfi‘î ve Hanbelî’de kendisinin ve ailesinin nafakasını karşılamaya yetecek malı olmayan kimse fakir; elindeki ile kıt kanaat geçinebilen kimse miskîndir.
Fazla ihtiyarlık ve devamlı hastalık gibi sebeblerle oruç tutmaya güç yetiremeyenler üzerine, bir miskîn doyuracak kadar fidye vermek lâzımdır...
(Bakara sûresi: 184)
Akrabâya, miskîne ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber (malını) büsbütün saçıp savurma!
(İsrâ sûresi: 26)
Her şeyin bir anahtarı vardır. Cennet’in anahtarı da, fakîr ve miskînleri sevmektir. Fakîr ve miskînler, sabırları sebebiyle kıyâmet günü Allahü teâlâya yakın bulunacaklardır.
(Hadîs-i şerîf-Dârekutnî)