Maslahat
Tanım
(A. Sulh’dan) 1.İş, mesele, husus, madde, keyfiyet, gaye, ihtiyaç. 2.Sulh yolu. 3.Dirlik, düzenlik, umumun menfaati. 4.Edille-i şer‘iyyenin fer‘î kısmından olup, nass bulunmayan yerde umumun menfaatini gözeterek hüküm vermek. Istıslâh. Mesâlih-i mürsele. Mefsedet’in zıddı.
Şeriatin hükümleri beş maslahat üzerine konulmuştur. Yani şer‘î hükümler beş gayenin tahakkukuna müteveccihtir: Dinin, aklın, canın, malın ve neslin muhafazasıdır. Dinin muhafazası maslahatı için cihad; canın muhafazası maslahatı için kısas ve ta‘zir; neslin muhafazası maslahatı için nikâh meşru kılınmış; aklın muhafazası maslahatı için şarap içmek ve malın muhafazası maslahatı için de kumar ve hırsızlık yasaklanmıştır. (el-Muvâfakat) Ra‘iyye, yani teb‘a üzerine tasarruf maslahata menuttur.
(Mecelle, madde: 58)
Müctehidler, hakkında nass olmayan meselelerde ictihad ederken ve müminlerin emîri hüküm verirken maslahatı gözetir, keyfî davranamaz.
(Dürerü’l-Hükkâm, Ali Haydar)
Yolun darlığı sebebiyle halk zarar görüyorsa, yolu genişletmek için halîfenin izniyle birinin mülkünü satın alıp yıkmak maslahat icabıdır.
(İbni Âbidîn)
Hâkim, bir maslahat görürse, vasîyi azledebilir.
(İbni Âbidîn)
“Onlarda rüşd görürseniz mallarını kendilerine verin”
(Nisâ: 6)
âyet-i kerîmesindeki “rüşd”den maksat, İbni Abbas’a göre yalnız malında maslahata uygun davranmaktır.
(İbni Âbidîn)
Benzer Kelimeler
- Maslahat-ı Merdûdeمصلحت مردودهArapça
- Maslahat-ı Mürseleمصلحت مرسلهArapça
- Maslahat-ı Mu‘tebereمصلحت معتبرهArapça
- MaslûbمصلوبArapça
- Mâ‘adâما عداArapça
- Ma‘a Gayrihi Asabeمع غيره عصبهArapça
- Ma‘alesef (malesef)مع االسفArapça
- Ma‘al-kerâheمع الكراههArapça
- Ma‘amâfih (mamafih)مع ما فيهArapça
- Ma‘ârifمعارفArapça
- Ma‘aşمعاش
- Ma‘âzallahمعاذهللاArapça