Ma‘rûf (maruf)
معروفArapça
Tanım
Örf hâline gelen şey; dinin ve aklın beğendiği şey.
Öldüren, ölenin kardeşi tarafından bağışlanmışsa, ma‘rûfa uymak, maktûlün velisine diyet ödemek düşer.
(Bakara sûresi: 178)
Evlendiğiniz kadınlara mehrlerini ma‘rûf vechiyle verin!
(Nisâ sûresi: 25)
İçinizden, insanları hayra çağıracak, ma‘rûfu emredecek, kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun. İşte onlar, kurtuluşa erenlerdir.
(Âl-i İmrân sûresi: 104)
Mü’minler, ma‘rûf olan şeyleri emreder.
(Âl-i İmrân sûresi: 114)
İtaat ancak ma‘rûfadır.
(Hadîs-i şerîf-Buhârî)
Zâlim kimselere, söz ile ma‘rûfu emretmek, cihâdın en kıymetlisidir.
(Berîka)