Ma‘rifet (mârifet)

معرفتArapça

Tanım

Ârif olma, bilme, tanıma, gönülle bilme; Allahü teâlânın sıfatlarını ve isimlerini hakkıyla bilme, tanıma.

Benden sonra ümmetim üzerine şu üç dalâletten korkarım: Hevalara uymak, karın ve fercin şehvetine uymak ve ma‘rifetten sonra gaflete düşmek.

(Hadîs-i şerîf-Hâkim)

İmâm-ı A‘zam buyuruyor ki: “Sübhâneke mâ abednâke hakka ibâdetike ve lâkin arafnâke hakka ma‘rifetike” (Ey Allah’ım! Seni noksan sıfatlardan tenzîh ederim. Biz, sana hakkıyla ibâdet edemedik. Fakat, akıl ile anlaşılamayacağını iyi anladık). Buradaki ma‘rîfet odur ki, Allahü teâlâyı kemâl sıfatlarla muttasıf, noksan sıfatlardan münezzeh ve yüceliğinden şeriat ne bildirmişse öylece bilmektir.

(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

İnsanın izzeti, îmân ve ma‘rifet iledir. Mal ve mevki ile değildir.

(Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)

Paylaş

Benzer Kelimeler