Latîf

لطيفArapça

Tanım

  1. Yumuşak, hoş, güzel, nâzik.

    Bu büyükler, tatlı yemekleri, lezîz şerbetleri, nefîs kumaşları, hazîn sesleri, nazîf kokuları, latîf manzaraları, melîh sûretleri, tatsızlarından, çirkinlerinden daha çok istiyor ve seviyorlar.

    (Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)

  2. Lûtf ve ihsânı bol, dâimâ güzel muâmelede bulunucu mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (el-Latîf).

    Gözler O’nu idrâk edemez. Ama O, gözleri idrâk eder. O latîftir. (Her şeyden) haberdârdır.

    (En‘âm sûresi: 142)

    Allah kullarına çok latîftir. Kimi dilerse onu rızıklandırır. Kuvvetli, güçlü ancak O’dur.

    (Şûrâ sûresi: 19)

    El-Latîf ism-i şerîfini söylemeye devam edenin üzüntü ve elemi gider, rahat ve huzur bulur.

    (El-İstigâsetü’l-Kübrâ)

  3. Gözle görülmeyen, nurânî.

    Melekler cismdir, latîftir. Gaz hâlinden daha da latîftirler. Nûrânîdirler. Diridirler, akıllıdırlar, insanlardaki kötülükler meleklerde yoktur.

    (İ‘tikâdnâme)

Paylaş

Benzer Kelimeler