Kutb-i Medâr

قطب مدارArapça

Tanım

Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk-kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazifeli kılınan büyük zât. Kutbü’l-Aktâb. Kutbü’l-Ebdâl. Kutbü’l-Vücûd. Gavs. Gavsü’l-A‘zam.

Kutb-i medâr, âlemde, dünyada her şeyin var olması ve varlıkta durabilmesi için feyz gelmesine vasıta olur. Her şeyin yaratılması rızıkların gönderilmesi, dert ve belâların giderilmesi, hastaların iyileşmesi, bedenlerin âfiyette olması, kutb-i medârın feyzleri ile olur. Îmân sahibi olmak, hidâyete kavuşmak, ibâdet yapabilmek, günahlara tövbe etmek ise kutb-i irşâd’ın feyzleri ile olur. Kutb-i medârın her zamanda bulunması lâzımdır. Âlemin ondan boş kalması mümkün değildir. Çünki âlemin nizâmı ona bağlı kılınmıştır. Eğer bu kutublardan biri giderse (ölürse), yerine başkası tâyin edilir. İrşâd kutbu böyle değildir. Çünki âlemin rüşd, hidâyet ve îmândan boş olduğu zamanlar olur. Peygamber efendimiz, zamanının irşâd kutbu idi. O zamanın kutb-i ebdâlleri de, Hazret-i Ömer ve Üveys-i Karnî idiler.

(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Kutb-i medâra inzivâ lâzımdır. Bunları herkes tanımaz. Hattâ bazıları kendilerini bile bilmezler.

(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Paylaş

Benzer Kelimeler