Kırâat (kırâet)
Tanım
-
Okumak.
-
Namazın şartlarından olup kıyamda Kur’ân-ı kerîm okumak.
Namazda Kur’ân-ı kerîmden size kolay geleni kırâat edin!
(Müzzemmil sûresi: 20)
Kırâat cihetinden insanların en güzeli, Kur’ân-ı kerîm okurken hüzünlenendir.
(Hadîs-i şerîf-Taberânî)
Namazın farzlarından birisi de okumaya kudreti olan için kırâattir. Kırâattan murad, Kur’ân-ı kerîmden bir âyet okumaktır. Nâfilelerle vitrin her rek‘atinde, farzların ise ilk iki rek‘atinde farzdır.
(İbni Âbidîn)
Kendi işitecek kadar sesli okumaya hafî (gizli) kırâat; yanındakilerin işiteceği kadar sesli okumaya cehrî (sesli) kırâat denir.
(İbni Âbidîn)
Kırâat üç şeyle tamam olur: Cehren okursa sadasını çıkarmak, gizli okunursa kendi işitecek kadar, hürûfâtı sıhhatli olarak okumakla; Kur’ân-ı kerîmin mânâsını düşünmekle; tecvîd üzere okumakla.
(Miftahü’l-Cenne)
Benzer Kelimeler
- KirâكراءArapça
- Kırâat-ı Aşereقرائت عشرهArapça
- Kırâat İlmiقرائت علمىTürkçe
- Kırâat-i Mütevâtireقرائت متواترهArapça
- Kırâat-i Şâzzeقرائت شاذهArapça
- Kırâat-i Seb‘aقرائت سبعهArapça
- Kırâd (kırâz)قراض
- Kirâmen Kâtibînكراما كاتبينArapça
- Kırân Hacقران حجTürkçe
- KırâtقراطArapça
- Kırât-ı Şer‘îقراط شرعىArapça
- Kırât-ı Urfî (kırât-ı Örfî)قراط عرفىArapça