Kasvet

قسوتArapça

Tanım

Katılık, sertlik; iç sıkıntısı, kaygı.

Ne var ki bunlardan sonra yine kalblerinize kasvet geldi. İşte onlar (yani kalbleriniz) şimdi katılıkta taş gibi, yâhud daha da ileri. Çünki, taşlardan öylesi var ki, içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi de var ki, çatlar da ondan su kaynar. Taşlardan bir kısmı da, Allah korkusuyla yukarıdan aşağı düşer. Allah, yapmakta olduklarınızdan aslâ gâfil değildir.

(Bakara sûresi: 74)

Lüzumsuz çok konuşmak kalbe kasvet verir.

(Hadîs-i şerîf-Tirmizî)

Kasvetli kalb, Allahü teâlâdan uzaktır.

(Hadîs-i şerîf-Muvattâ)

Paylaş

Benzer Kelimeler