Kalb

قلبArapça

Tanım

  1. Kan deverânının müsebbibi olan uzuv, yürek.

  2. Gönül; kalbe yerleştirilmiş nûrânî ve mânevî kuvvet.

    Biliniz ki kalbler zikr ile (Allahü teâlâyı anmakla) rahat bulur.

    (Ra‘d sûresi: 30)

    Kalbleri bozuk olanlar, hakkı örtmek, fitne, fesâd çıkarmak için Kur’ân-ı kerîmden yanlış mânâ çıkarır, yanlış yola saparlar.

    (Âl-i İmrân sûresi: 7)

    Kalb, hükümdardır. Hükümdar temiz olursa, teb‘ası da temiz ve sağlam olur. Hükümdar fesâda uğrarsa, teb‘ası da fesâda uğrar.

    (Hadîs-i şerîf-Ebû Nuaym)

    Kalb, Allahü teâlâdan başkasına tutulmuş ise yıkılmış demektir. Bir işe yaramaz. Niyet doğru olmadıkça, hayırlı işlerin, yardımların ve âdete uyarak yapılan ibâdetlerin, hiç faydası olmaz. Kalbin Allahü teâlâdan başka hiçbir şeye düşkün olmaması da lâzımdır.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

    Mü’minin kalbi, Allahü teâlânın evidir ve güzel huyların yeridir. Kalbinde kötü, çirkin düşüncelere yer vermek, çirkinleri güzellere ortak etmek olur.

    (Berîka)

  3. Tasavvuf yolunda birinci mertebe. Tasavvuf yolunda ilerlemeye kalbden başlanır. Kalb madde değildir. Maddesiz, ölçüsüz olan Âlem-i emrdendir.

    Tasavvuf yolunda kalbi geçtikten sonra, kalbin üstünde olan ruh mertebelerinde ilerlenir.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Paylaş

Benzer Kelimeler