Kabz
قبضArapça
Tanım
-
Elle tutma, teslim alma.
Teberru, ancak kabz ile tamam olur. Meselâ bir adam birine bir şey hibe etse kable’l-kabz (almadan önce) hibe tamam olmaz.
(Mecelle, m. 57)
-
Sıkıntıya, gönül darlığına düşme.
-
Tasavvuf yolunda olanlarda zaman zaman görülen darlık, yürek sıkıntısı.
Bahâeddîn-i Nakşibend kuddise sirruh, kabz hâlinde istiğfârı yani bağışlanmayı istemeyi, bast hâlinde de şükretmeyi emretmiştir.
(Reşahât)
-
Ruhun Azrâil aleyhisselâm tarafından alınması.
-
Dışarı çıkma zorluğu, peklik.