İstikâmet

استقامت

Tanım

(A. Kıyam’dan) 1.Doğruluk, doğru hareket. 2.Bir şeyin bir tarafa doğru uzanması. 3.Allahü teâlânın beğendiği doğru yolda bulunma.

İstikâmet üzre olunuz ki, Allah da işlerinizi istikâmet üzere devam ettirsin.

(Hadîs-i şerîf-Taberânî)

Allahü teâlâ kendisine Hûd sûresinde; “Emrolunduğun gibi istikâmet üzere ol!” buyurunca, Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, istikâmetin zorluğuna işâretle; “Beni Hûd sûresi ihtiyarlattı” buyurdu.

(Tefsir-i Kurtubî)

el-İstikâmetü fevka’l-kerâmeti.

(İstikâmet, kerâmetin üstündedir.)

(Mektûbât-ı Mâ‘sûmiyye)

Paylaş

Benzer Kelimeler