İstidlâl

استداللArapça

Tanım

Delil getirme, bir delile dayanarak netice çıkarma; delil ile anlama; eserden müessire veya müessirden esere gitme.

İstidlâl ile kazanılan bilgiler kesbîdir yani çalışmak, sebeblere yapışmak, düşünmek, aklı kullanmak sûretiyle elde edilir. Meselâ; duman görülen yerde ateşin bulunduğunun veya ateşin bulunduğu yerde dumanın da bulunacağının bilinmesi istidlâl yoluyla bilmektir.

(Mevâkıf)

Fen bilgilerini iyi öğrenen, aklı başında bir kimse, yalnız düşünmekle, Allahü teâlânın var olduğunu anlar. Îmâna kavuşur. Eseri görerek müessirin, yani eseri yapanın varlığını anlamamak ahmaklık olur. Her insanın böyle düşünerek îmâna gelmesini dinimiz emretmektedir. Selef-i sâlihîn (ilk iki asrın Müslümanları), bu emri sözbirliği ile bildirmişlerdir. Hicretin dakiler, nazar (inceleme) ve istidlâl etmeye lüzum yoktur dediler ise de bunların sözlerinin kıymeti yoktur.

(Berîka)

Paylaş

Benzer Kelimeler