Îrâd
ايراد
Tanım
(A. Vürûd’dan) 1.Getirme. 2.Söyleme.
“Allahü teâlâ semâvâtın ve arzın nûrudur” âyet-i kerîmesinin mânâsı, sonradan yaratılmışlar, yokluklar olup, baştanbaşa zulmet ve şerlerdir. Ve onlarda olan hayr ve kemâl, hüsn ve cemâl vâcib-i teâlâ ve tekaddesdendir. Lâkin bu nûr zıller vâsıtası ile olup, “Allahü teâlânın mü’minin kalbindeki nûru, fener içindeki mum gibidir” âyet-i kerîmesi bunu irâd buyurur.
(Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)
Benzer Kelimeler
- İrâde-i Cüz’iyyeارادۀ جزئيهArapça
- İrâde-i Külliyyeارادۀ كليهArapça
- İrâde (irâdet)ارادهArapça
- İrâde-i Seniyyeارادۀ ثنيهArapça
- İrâde-i Tekvînîارادۀ تكوينىArapça
- İrâde-i Teşrî‘îارادۀ تشريعىArapça
- İrâdet Yoluارادت يولىTürkçe
- İrâdî Hareketارادى حركتTürkçe
- İ‘âdeاعادهArapça
- İ‘âneاعانهArapça
- İ‘âreاعارهArapça
- İ‘âşeاعاشهArapça