Ehl-i Vukûf

اهل وقوفArapça

Tanım

“Bilgi sahibi” mânâsına bir mesele hakkında ihtisas ve malumat sahibi olan. Ehlihibre. Bilirkişi. Eksper. (Malın ayıplı çıkması hâlinde)

Noksan-ı semen (değerinin düşüklüğü) bî-garaz ehl-i vukûfun ihbarıyla mâlum olur.

(Mecelle, m. 346)

Bir sanat sahibine bir şey târif ederek iş yaptırmak olan istisnâ (ısmarlama) sözleşmesi yapılırken, fiyatın tâyin (belli) edilmesi şart değildir. Tâyin edilmiş ise, sanat sahibinin sonradan fazla para istemesi câiz ise de, müşteri bunu kabul etmediği takdirde, ehl-i vukûfun tesbit edeceği piyasa değerinde anlaşmaları lâzım olur.

(Bahrü’r-Râık)

Vasî, velî, yetimin malını başka birine kirâya verdikten sonra bir kimse çıkıp, bu kirâ sözleşmesinin gaben-i fâhiş (çok aldanma) ile vukû bulduğunu iddiâ etse, bu gibi sırf iddiâ ile kirâlamanın sahîh olmadığına (geçersizliğine) hükmedilemez. Ancak ehl-i vukûfa başvurulur. Ehl-i vukûf, gaben-i fâhiş olduğunu söylerse, hâkim sözleşmeyi fesheder.

(Dürerü’l-Hükkâm)

Paylaş

Benzer Kelimeler