Dîvân (divân)

ديوانFarsça

Tanım

  1. İslâm devletlerinde Hazret-i Ömer’den itibaren kurulmaya başlanan, siyasî, idarî, malî ve adlî her çeşit işin yürütüldüğü ofisler. (Dîvânü’l-Ceyş, Dîvânü’l-Berid, Dîvânü’l-İnşâ, Dîvânü’l-Mezâlim gibi.)

  2. İçinde isimlerin yazılı bulunduğu hesâb defteri, yazılı defter.

    Kıyâmette, belâya müptelâ olan kimseler getirilir. Lâkin onlar için dîvân açılmaz, mizan kurulmaz ve sırata konulmaz. Onların üzerine ecir dökülür de dökülür.

    (Hadîs-i şerîfİbni Neccâr)

  3. Hükümdarın oturduğu sedir.

  4. Yüksek meclis. (Dîvân-ı Hümâyun, Dîvân-ı Harb, Dîvân-ı Âli gibi.)

  5. Bir âmir veya büyük huzurunda eller önde kavuşmuş olarak saygılı vaziyette durmak.

  6. Doğulu milletlerin edebiyatlarında herhangi bir mevzu üzerine yazılmış eser, şairlerin şiirlerinin toplandığı kitaplar.

Paylaş

Benzer Kelimeler