Dînâr

دينارArapça

Tanım

Bir miskal (4.8 gram) ağırlığındaki altın para.

Bir kimsenin infak edeceği (harcayacağı) en fazîletli dînâr, çoluğuna-çocuğuna infâk ettiği (harcadığı) dînâr ile Allah yolunda hayvanına infâk ettiği dînâr, bir de yine Allah yolunda arkadaşlarına sarf ettiği dînârdır.

(Hadîs-i şerîf-Müslim)

Allah yolunda infâk ettiğin bir dînâr, köle azâdı için infâk ettiğin bir dînâr, bir fakire sadaka olarak verdiğin bir dînâr, âilene sarf ettiğin bir dînâr vardır. Bunlardan sevâbı çok olanı âilene sarf ettiğindir.

(Hadîs-i şerîf-Müslim)

İnsanlar arasında adâleti te’mîn etmek için üç şey lâzımdır: Nâmûs-i rabbânî, hâkim-i insânî ve dinâr-ı mîzânî. Bunlardan en kuvvetlisi, en büyüğü, nâmûs-i rabbânî olan İslâmiyyet’tir. Dinler, Allahü teâlânın adâleti sağlamak için gönderdiği kanûnlardır. Hâkimlerin adâleti sağlamaları için, bu ilâhî kanûnları gönderdi. Hadîd sûresi 25. âyetinde meâlen; “Onlara kitap ve mizân gönderdik ki, bunlarla adâleti yerine getirsinler” buyuruldu. Burada, kitap, din demektir. Çünki din, Kur’ân-ı kerîmdeki emr ve yasakların ismidir. Mizân da altına işârettir. Çünki altın, ağırlıkla ölçülür. Kur’ân-ı kerîmin emr ve yasaklarını beğenmeyen kâfirdir ve münâfıktır. Hâkimi, hükûmeti dinlemeyen âsîdir. Altının değerini kabul etmeyen de, hâin ve hırsız olur.

(Ahlâk-ı Alâî)

Paylaş

Benzer Kelimeler