Cezâ
جزاءArapça
Tanım
İyi veya kötü karşılık.
İyiliğin cezâsı ancak iyiliktir. (Tâatleri yapıp, günah olan şeyleri terk etmenin karşılığı pekçok sevabtır.)
(Rahman sûresi: 60)
Kim bir hayırlı ve güzel amelle (işle) gelirse, ona, on misli sevab verilir. Kim de bir günah ile gelirse (eğer af olunmazsa), ona ancak misli ile (günahı kadarla) cezâ edilir. Onlar (sevabları noksanlaştırılmak veya cezâları artırılmak sûretiyle) haksızlığa uğratılmaz.
(En‘âm sûresi: 160)
Allahü teâlâ onlara zulmetmez. Onlar kendilerine zulmedip, ağır cezâları hak ettiler.
(Nahl sûresi: 33)
Hâşâ zulmetmez kuluna Hüdâsı, Herkesin çektiği kendi cezâsı.