Antârî (entâri)
Tanım
Erkek ve kadınların giydiği topuklara kadar inen elbise.
Resûlullah aleyhisselâm baş örtüsü ile başını örter, antârî, tasmalı ayakkabı ve benzerlerini giyerdi. Halîfe Ömer radıyallahü anh da, Azerbaycan’daki askerlerine mektup yazarak, böyle giyinmelerini emreyledi. Fakat şimdi, böyle giyinmek âdet değildir. Memlekette âdet olan şeyler giyilmezse, şöhret olur. Parmakla gösterilmeye, fitneye sebeb olur. Hadîs-i şerîfte; “İnsanın parmakla gösterilmesi, kendisine kötülük olarak yetişir” buyuruldu. Bunun için, giyinmekte, Müslümanların âdetlerine uymak lâzımdır. Hazret-i Ömer zamanında, antâri, baş örtüsü ve tasmalı ayakkabı giymek mü’minlerin âdeti idi. Böyle giyinmek, imtiyâza, şöhrete ve parmakla gösterilmeye sebeb olmazdı.
(Şerh-i Tefhîmat)
Kıymetli Hanefî kitaplarından anlaşılıyor ki, İslâm kadınları, önü açık (önü düğmeli) antârî ile örtünürlerdi. Kadınların, önü açık antârî giydikleri yerde, erkeklerin önü kapalı giymeleri, önü kapalı giydikleri yerde ise, önü açık antârî giymeleri lâzımdır. Şöhret âfettir. Felâkete sebeb olur.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)