Âkıbet (âkibet)

عاقبتArapça

Tanım

Son, netice.

(Habîbim!) De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da bakın ki (peygamberleri) yalanlayanların âkıbeti nasıl olmuştur.

(En‘âm sûresi: 11)

O hâlde (Habîbim) sen de (Nûh gibi, kavminden gelen eziyetlere ve peygamberlik vazifesinin ağırlığına) sabret. Âkibet; hiç şüphesiz, takvâya erenlerindir (günahlardan sakınanlarındır).

(Hûd sûresi: 49)

Her ne kadar, yüz karası, yapdıysa ısyân sende, Âkıbet hayr olur elbet, cezbe-i tevhîd ile

(Niyazî Mısrî)

Paylaş

Benzer Kelimeler