Vilâyet (velâyet)
Tanım
İdare etme, vâlî, velî, vasî, kâdı, mütevellî gibi, bir kimsenin şahsı ve malları üzerinde onun rızası aranmaksızın tasarruf edebilme salâhiyeti.
Bir vâlî tarafından idare olunan mülkî mıntıka. Vâlilik. İl.
Allah dostu olan zâtın hâl ve sıfatı, velîlik, evliyâlık, velîlik makamı, Allahü teâlâya yakın olma.
Velâyete kavuşmak için mâsivâyı (Allahü teâlâdan başka şeyleri) kalbden çıkarmak lâzımdır. Tasavvuf büyüklerinin hepsi Ehl-i sünnet idi. Bid‘at sahiplerinden (bozuk, sapık kimselerden) hiçbiri, Allahü teâlânın mârifetine (O’nu tanıma şerefine) yaklaşamamıştır. Velâyet nûrları bunların kalblerine girmemiştir.
(Mekâtib-i Şerîfe)
Evliyâ, velâyetten, muhabbetten, mârifetten ve kurb-i ilâhîden (Allahü teâlâya yakın olmaktan) kazandıkları her şeyi, peygamberlere tâbi olmak sâyesinde elde ederler. Bu yolun dışı dalâlet (sapıklık) yoludur.
(Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)
[Vilâyet ve velâyet aynı mânâdadır. Lisanımızda daha ziyade evliyalık mânâsına velâyet; vâlilik mânâsına da vilâyet kelimesini kullanmak âdet olmuştur.]
Benzer Kelimeler
- VilâولاArapça
- VilâdetولادتArapça
- Vilâyet-i Âmmeولايت عامهArapça
- Vilâyet-i Hâssaولايت خاصهArapça
- Vilâyet-i Kübrâولايت كبرىArapça
- Vilâyet-i Muhammediyyeولايت محمديهArapça
- Vilâyet-i Sugrâولايت صغرىArapça
- Vilâyet-i Uzmâولايت عظماءArapça
- Vilâyet-i Vüstâولايت وسطىArapça
- Vilâyet Yoluولايت يولىTürkçe
- Vaaz (va‘z)وعظArapça
- VâcibواجبArapça