Vekîl

وكيلArapça

Tanım

  1. Bir kimsenin, bir işi yapmak için kendi yerine koyduğu, işini havâle ettiği kimse.

    Vekil edenin, işi yapabilecek kimse olması; vekîlin de âkıl (akıllı) olması şarttır. Bâliğ olması şart değildir.

    (Dürerü’l-Hükkâm)

    Vekîl, sahibinden ayrıca izin almadıkça veya istediğini yap diyerek umûmî vekil edilmedikçe başkasını kendine vekîl, yapamaz. Yalnız zekât vermek için olan vekîl, izinsiz olarak başkasını vekil yapabilir.

    (İbni Âbidîn)

    Her şeye vekîlimsin denilen umûmî vekil, talâk, hediye, sadaka ve vakftan başka her şeyi, sahibi adına yapabilir.

    (Dürerü’l-Hükkâm)

  2. Mahlûkâtın dünyada ve âhirette işlerini hakkıyla yerine getiren, rızkları veren, tevekkül etmeye lâyık olan mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (el-Vekîl).

    Bir kısım kimseler mü’minlere; “Düşmanlarınız size karşı toplandılar, aman onlardan sakının” dediklerinde, bu, onların îmânlarını bir kat daha artırmış ve “Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir” demişlerdir.

    (Âl-i İmrân sûresi: 173)

    Allah her şeyin yaratanıdır. O, her şeye vekîldir.

    (Zümer sûresi: 62)

    Bir şeyden korkan el-Vekîl ism-i şerîfini söylerse, emniyet bulur. Kendisine hayır ve rızk kapıları açılır.

    (El-İstigâsetü’l-Kübrâ)

Paylaş

Benzer Kelimeler