Vasıyyet (vasiyet)

وصيتArapça

Tanım

  1. Bir işi bir başkasına havale etme, vasî tayin etme.

  2. Bir kimsenin vefatından sonra yapılmasını istediği şey veya bir malı veya menfaatini bir şahsa veya bir hayır cihetine bırakması. Vasiyet edene mûsî, vasiyet edilen şeye mûsâbih, kendisine vasiyet yapılan şahsa mûsâleh denir. Çokluk hâli vesâyâ gelir.

    Ey îmân edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet ederken içinizden iki âdil kimse şâhidlik etsin.

    (Mâide sûresi: 106)

    Vasiyet edeceği bir şey olup da vasiyetini yazmadan iki gece geçirmek bir Müslümana lâyık değildir.

    (Hadîs-i şerîf-Buhârî)

    Vasiyet malın üçte biridir. Vârisleri zengin etmek, onları başkalarına muhtaç etmekten daha hayırlıdır.

    (Hadîs-i şerîf-Müslim)

    Üzerinde zekât, keffâret, hac gibi yerine getirilmemiş Allah hakkı veya ödenmemiş borç gibi kul hakkı bulunan kimsenin bunu vasıyyet etmesi vâcibdir. Zengine yapılan vasıyyet mübah; fâsığa yapılan vasıyyet mekrûhtur. Bunun dışında vasıyyet etmek müstehabdır.

    (İbni Âbidîn)

Paylaş

Benzer Kelimeler