Vâris
وارثArapça
Tanım
-
Mirasçı, akrabalık veya başka yolla, vefât eden kimsenin bıraktığı mallardan almaya hak kazanan.
Vârise vasîyet yoktur. Diğer vârisler izin verirse, o başka.
(Hadîs-i şerîf-Beyhekî)
-
Vefat eden birinin maddî veya manevî mülkünde tasarruf eden.
Âlimler, peygamberlerin vârisleridir.
(Hadîs-i şerîf-Deylemî, Ebû Nuaym)
-
Bütün varlıklar yok olduktan sonra bâkî kalan; melikler fânî olduktan sonra bütün mülkler kendisine dönen mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (el-Vâris). Zekeriyya (aleyhisselâm) dedi ki: “Yâ Rabbî, beni tek başıma bırakma.
Sen vârislerin en hayırlısısın.”
(Enbiyâ sûresi: 89)