Vakt (vakit)

وقتArapça

Tanım

  1. Zaman; saat; devir; fırsat.

    Beş şeyden evvel beş şeyi ganimet bil: Ölmeden evvel hayatını, hastalıktan evvel sıhhatini, meşguliyetten evvel boş geçirdiğin vaktini, ihtiyarlığından evvel gençliğini ve ihtiyaca düşmeden zenginliğini.

    (Hadîs-i şerîf-Müsnedü İmâm-ı Ahmed)

    Kim vaktini câmide geçirmeyi âdet ederse, Allahü teâlâ ona ülfet eder (onu himâyesine alır).

    (Hadîs-i şerîf-Evsât)

    Vakitleri çok kıymetli ganimet bilmelidir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem “Yarın yaparım diyen helâk oldu” buyurdu.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

    Vakt keskin bir kılıç gibidir. Kıymetli ve şerefli şeylere sarf etmek gerektir.

    (Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)

  2. Namaz gibi zamana bağlı ibâdetlerin yapılabilmesi için gereken şart veya sebeblerden biri.

    Namazın dışındaki yedi farzdan birisi olan vakt üç şeyle tamam olur: 1) Her namazın vaktinin evvelini bilmekle, 2) Her namazın âhir (son) vaktini bilmekle, 3) Namazı mekrûh olan vakte vardırmamakla.

    (Miftahü’l-Cenne)

    Beş vakt namazı, vakti girer girmez kılmalıdır. Yalnız yatsı namazını kış aylarında gecenin ilk üçte birine kadar geciktirmek müstehabdır.

    (Mektûbât-ı İmam-ı Rabbânî)

  3. Tasavvufta sâlikin (tasavvuf yolcusunun) içinde bulunduğu ve sun‘î olmayıp istidadın getirdiği hâl. Sâlike hâkim bulunan his ve fikir hâli.

Paylaş

Benzer Kelimeler