Tekaddüm
تقدمArapça
Tanım
-
Önde gelme.
Bir gayrımenkulü alan kimse, bina yapsa veya ağaç dikse, şüf ‘a hakkı sahibi müşteriye tekaddüm eder. Binayı yıkmasını, ağacı sökmesini isteyebilir.
(İbni Âbidîn)
-
Meydana gelmesi beklenen bir zararın giderilmesi için, alâkadar kimseye evvelden tembih ve tavsiyede bulunma.
Birinin duvarı yıkılıp da diğere bir zarar gelse, tazmin gerekmez. Fakat evvelce o duvar mâ’il-i inhidâm olup [yıkılmaya yüz tutup] da, ona diğer bir kimse duvarını hedm et [yık] diye tekaddüm ve tembih edip de duvarı hedm edecek kadar vakit geçmiş ise ol hâlde zaman [tazmin] lâzım gelir.
(Mecelle, m. 928)