Tekaddüm

تقدمArapça

Tanım

  1. Önde gelme.

    Bir gayrımenkulü alan kimse, bina yapsa veya ağaç dikse, şüf ‘a hakkı sahibi müşteriye tekaddüm eder. Binayı yıkmasını, ağacı sökmesini isteyebilir.

    (İbni Âbidîn)

  2. Meydana gelmesi beklenen bir zararın giderilmesi için, alâkadar kimseye evvelden tembih ve tavsiyede bulunma.

    Birinin duvarı yıkılıp da diğere bir zarar gelse, tazmin gerekmez. Fakat evvelce o duvar mâ’il-i inhidâm olup [yıkılmaya yüz tutup] da, ona diğer bir kimse duvarını hedm et [yık] diye tekaddüm ve tembih edip de duvarı hedm edecek kadar vakit geçmiş ise ol hâlde zaman [tazmin] lâzım gelir.

    (Mecelle, m. 928)

Paylaş

Benzer Kelimeler