Tefekkür

تفكرArapça

Tanım

  1. Fikretme, ibret alacak ve faydalanacak şekilde derin düşünme.

  2. Tasavvufta, maddî dünyaya ait bütün varlıklardan el çekip içe dönerek ilahî hakikati anlamaya çalışma. Onlar (o selîm akıl sahipleri öyle insanlardır ki) ayakta iken, otururken, yanları üstünde (yatar) iken (hep) Allah’ı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler. (Bu tefekkür edenler şöyle derler;) “Ey rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen (bundan) pâk ve münezzehsin.

    Bizi ateşin azâbından koru.”

    (Âl-i İmrân sûresi: 191)

    İşte biz tefekkür eden bir kavim (topluluk) için âyetleri (delilleri) böyle açıklarız.

    (A‘râf sûresi: 24)

    Bir lahza tefekkür, bir geceyi ihyâ etmekten hayırlıdır.

    (Hadîs-i şerîf-Ebû Şeyh)

    Her şey hakkında tefekkür edin. Fakat Allahü teâlânın zâtı hususunda tefekkür etmeyin. Zira, Arş-ı kürsi ile yedinci kat gök arasında yedi bin perde vardır. Ve Allah’ın şanı (manevî makamı) bunların üstündedir.

    (Hadîs-i şerîf-Beyhekî, Ebû Şeyh, İbni Ebiddünyâ)

    İnsanın günahlarını tefekkür etmesi ve bunlara tövbe etmesi, tâatlarını, ibâdetlerini düşünüp bunlara da şükretmesi lâzımdır. Mahlûklardaki (yaratılmışlardaki) ve kendi bedenindeki ince sanatları, düzenleri, birbirlerine olan bağlılıklarını tefekkür ederek de Allahü teâlânın büyüklüğünü anlaması lâzımdır. Aklı başında olan kimsenin tefekkür vazifesini hiç ihmâl etmemesi lâzımdır. Allahü teâlâ hiçbir şeyi bâtıl yani boş, faydasız yaratmamıştır. İnsanların anlayamadıkları, göremedikleri faydalar, anlayabildiklerinden kat kat daha çoktur. Tefekkür dört türlü olur demişlerdir. Allahü teâlânın mahlûklarındaki güzel sanatları, faydaları tefekkür etmek, O’na inanmaya ve sevmeye sebeb olur. Onun va‘d ettiği sevabları tefekkür etmek, ibâdet yapmaya sebeb olur. O’nun haber verdiği azapları tefekkür etmek, O’ndan korkmaya, kimseye kötülük yapmamaya sebeb olur. O’nun ni‘metlerine, ihsânlarına karşılık nefsine uyarak günah işlediğini, gaflet içinde yaşadığını tefekkür etmek, Allah’tan hayâ etmeye, utanmaya sebeb olur. Allahü teâlâ yerlerde ve göklerde bulunan mahlûkları düşünerek ibret alanları sever.

    (Berîka)

Paylaş

Benzer Kelimeler