Takdîr
Tanım
(A. Kader’den) 1.Ölçme, değer biçme; değer verme; tâyin etme. 2.Allahü teâlânın, olacak hâdiseleri ezelde ilm-i ezelîsi ile bilip tâyin etmesi.
(Bkz. Kazâ ve Kader) O, gece karanlığından sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi de istirahat için, güneşi ve ayı da vakitler için bir hesâb olarak yarattı. İşte bütün bunlar azîz ve alîm olan Allahü teâlânın takdîridir.
(En‘âm sûresi: 96)
O Allah ki, göklerin ve yerin tasarrufu hep O’nundur. Hiçbir çocuk edinmemiştir. Mülkünde de O’nun hiçbir ortağı yoktur. Her şeyi yarattı ona bir nizâm verdi. Onun mukadderâtını takdîr buyurdu.
(Furkân sûresi: 2)
Dünyada olacak her şey, dünya yaratılmadan önce ezelde Levh-i mahfûza yazılmış, takdîr edilmiştir. Bunu size bildiriyoruz ki, hayatta kaçırdığınız fırsatlar için üzülmeyesiniz ve kavuştuğunuz kazançlardan, Allah’ın gönderdiği ni‘metlerden mağrur olmayasınız, Allahü teâlâ kibirli olanları ve bencilleri sevmez.
(Hadîd sûresi: 22)
İbâdet yapınız. Herkese ezelde takdîr edilmiş olan şeyi yapmak kolay olur.
(Hadîs-i şerîf-Müslim)
İnsan tedbir alır, sebeblere yapışır, takdîri bilmez. Allah’ın takdîri, kulun tedbîri ile değişmez.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)