Sünnet

سنتArapça

Tanım

  1. Yol, çığır; kanun; âdet.

  2. Resûlullah aleyhisselâmın sözleri, işleri ve görüp de mâni olmadığı şeyler. Edille-i şer‘iyyenin, yani dinde kaynak olan dört aslî delilden ikincisi. Kitab ile beraber söylenince (kitab ve sünnet), bu anlaşılır.

    Aranızda iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarılırsanız, yoldan sapmazsınız. Biri Allah’ın Kitabı, diğeri de benim Sünnetimdir. Bunlar, Kevser havuzuna varıncaya kadar birbirinden ayrılmazlar.

    (Hadîs-i şerîf-Ebû Bekir)

    . unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehîd sevâbı vardır.

    (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)

    Edille-i şer‘iyye, din bilgilerinin elde edildiği kaynaklar dörttür: Kitab

    (Kur’ân-ı kerîm)

    , sünnet, icmâ-ı ümmet (bir asırda bulunan, Kur’ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerden mânâ çıkarabilen müctehid denilen derin âlimlerin, dinî bir işin hükmünde birleşmeleri, aynı sözü söylemeleri veya aynı işi yapmaları) ve kıyas-ı fukahâ (hükmü, mânâsı nasstan yani Kur’ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîften açıkça anlaşılamayan bir şeyin hükmünü, hükmü bilinen ve bu şeye benzeyen başka bir şeyin hükmünden anlamak) dır.

    (İbni Âbidîn)

  3. Şeriat, İslâm dini. Yalnız söylenince umumiyetle bu anlaşılır.

    Ümmetimin fesâdı zamanında sünnetime yapışana yüz şehid sevâbı vardır.

    (Hadîs-i şerîf-Hâkim)

    Sünneti en iyi bilen, imâm olur.

    (Kudûrî)

  4. Farz veya vâcib olmayıp, Resûlullah’ın sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem kendiliğinden emrettiği veya yaptığı, yapılması sevab kazandıran; terki azap gerektirmeyen ameller.

    Nikâh, benim sünnetimdir. Kim ki benim sünnetimi yapmazsa benden değildir.

    (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)

    Kişinin misafirini dış kapıya kadar uğurlaması sünnettendir.

    (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)

Paylaş

Benzer Kelimeler