Sedd-i Zülkarneyn

سد ذوالقرنينArapça

Tanım

Kur’ân-ı kerîmde Zülkarneyn adıyla bildirilen peygamber veya velînin, Ye’cûc ve Me’cûc adlı kavmi engellemek için yaptırdığı set. Sedd-i İskender.

(Zülkarneyn) Sonra yine bir yol buldu (doğudan kuzeye gitti). Nihâyet iki dağ arasına ulaştığı zaman onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir kavim buldu. Onlar (tercümanları vâsıtasıyla): “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cûc tâifesi bu yerde fesat edicilerdir. Acabâ biz sana masrafını tâyin etsek de bizimle onların arasında set yapsan” dediler. (Zülkarneyn): “Rabbimin bu işte bana verdiği kudret, sizin vereceğiniz haraç ve masraftan hayırlıdır. Haydi siz bana yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir set yapayım. Bana demir kütleleri getirin” dedi. Tâ ki, iki yanı (iki dağın arası) eşit oldu. Sonra “üfleyin (körüklerle ateşi tutuşturun)” dedi. Nihâyet o (demir) ateş gibi olunca; “Getirin bana üstüne erimiş bakır dökeyim” dedi. Artık (Ye’cûc ve Me’cûc kavmi) onu aşmaya güç yetiremedikleri gibi, onu (duvarı) delip geçmeye de kâdir olamadılar. Zülkarneyn: “İşte bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin tayin ettiği zaman gelince onu yerle bir eder; Rabbimin va‘di haktır” dedi.

(Kehf sûresi: 92-98)

Eğer maksûd eserse mısra-ı berceste kâfidir, Aceb hayretteyim ben Sedd-i İskender hususunda.

(Koca Râgıb Paşa)

Paylaş

Benzer Kelimeler