Şân
شانArapça
Tanım
-
Hâl, keyfiyet.
(Şe’n.) O (Allahü teâlâ) her an bir şân üzeredir.
(Rahmân sûresi: 29)
Haramlardan sakınmak; akıllıların şânı, şereflilerin tabiatındandır.
(Hazret-i Ali)
Her anda o bir şânda, Mevlâ görelim neyler, Neylerse güzel eyler.
(İbrahim Hakkı Erzurumî)
-
İzzet, îtibâr, şeref.
Her şey hakkında tefekkür edin. Fakat Allahü teâlânın zâtı hususunda tefekkür etmeyin. Zira, Arş ve Kürsî ile yedinci kat gök arasında yedi bin perde vardır. Ve Allahü teâlânın şânı bunların üstündedir.
(Hadîs-i şerîf-Beyhekî)
Bu ümmeti şânı yücelik, dindarlık, yükseliş, zafer ve yeryüzü hâkimiyetiyle müjdele! Onlardan her kim âhiret işini dünya için yaparsa âhiretten hiçbir nasibi olmaz.
(Hadîs-i şerîf-Müsned)