Sâdık
صادقArapça
Tanım
Doğru, yalan ve uydurma olmayan; doğru sözlü, sözünde duran.
Ey mü’minler! Allahü teâlâdan korkun ve dâimâ her zaman sâdıklar ile birlikte bulunun.
(Tevbe sûresi: 120)
Bu (Allahü teâlânın Cennet’te cemâlini göstereceği) zaman, sâdıka sıdkının fayda vereceği zamandır.
(Mâide sûresi: 119)
Sâdık dost ve hâlis kimyâ, Az bulunur, hiç arama.
(İmâm-ı Şâfi‘î)