Sabr-ı Cemîl
صبر جميلArapça
Tanım
Başa gelen belâ ve musîbetten dolayı feryad etmeden, insanlara şikâyette bulunmadan yapılan sabır, gösterilen tahammül. (Yâkub aleyhisselâm, oğullarına)
dedi ki: “Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp böyle (büyük) bir işe sürüklemiş. Artık bana düşen sabr-ı cemîldir. Sizin bu yaptıklarınız üzerine sabrımla Allahü teâlâdan yardım isterim.”
(Yûsuf sûresi: 18)
Sabır, kazâya rızâ göstermekten dolayı değil de başka maksatlarla olursa, buna sabr-ı cemîl denmez.
(Rûhü’l-Beyân)