İctihâd

اجتهادArapça

Tanım

İnsan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek, çalışma; Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan işlerin hükümlerini açıkça bildirilenlere benzeterek meydana çıkarma.

(Bkz. Müctehid) İctihâd eden isâbet ederse iki (veya on), hatâ ederse bir sevâb alır.

(Hadîs-i şerîf-Mecmâ‘ü’z-Zevâid)

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Hazret-i Muâz bin Cebel’i, Yemen’e hâkim olarak gönderirken; “Orada nasıl hüküm edeceksin?” buyurunca; “Allahü teâlânın kitabı ile” dedi. “Allah’ın kitabında bulamazsan?” buyurdu. “Allah’ın Resûlünün sünneti ile” dedi. “Resûlullah’ın sünnetinde de bulamazsan?” buyurunca; “İctihâd ederek, anladığımla” dedi. Resûlullah efendimiz, mübârek elini Muâz’ın göğsüne koyup; “Elhamdülillah! Allahü teâlâ, Resûlünün resûlünü (elçisini), Resûlullah’ın rızâsına uygun eyledi” buyurdu.

(Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Ebû Dâvûd, Dârimî)

Mevrid-i nassda (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilen şeylerde), ictihâda mesağ (izin) yoktur.

(Mecelle, madde: 14)

Paylaş

Benzer Kelimeler